Bozdağ: Bir yazı yüzünden ana muhalefet yargıya müdahale edildiğinden bahsediyor

0
328
Bozdağ: Bir yazı yüzünden ana muhalefet yargıya müdahale edildiğinden bahsediyor
Bozdağ: Bir yazı yüzünden ana muhalefet yargıya müdahale edildiğinden bahsediyor
Türkiye’de siyasal hedeflerine işe yaramak için yargıyı yıpratmak kimseye fayda sağlamaz diyen Adalet Bakanı Bozdağ, “Vatandaşlarımız, savcılıklara şikayet dilekçesi verip kabahat duyurusunda bulunuyor mu? ‘Bunu cezalandırın’, ‘buna şunu yapın’ diye kullanım veriyor mu? Veriyor. Cumhurbaşkanlığı da suç duyurusunda bulunuyor” diye konuştu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı’ndan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılan bir yazı yüzünden anamuhalefet partisinin, yargıya emir ve direktifler verildiğinden, yargıya müdahale edildiğinden bahsettiğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcılığının imzasıyla meydana çıkan bir yazıyı da buna kanıt olarak gösterdiğini belirterek, “Gerçekten üzülüyorum. Türkiye’de, siyasal hedeflerine işe yaramak için yargıyı bu kadar eskitmek ne CHP’ye ne AK Parti’ye ne de MHP’ye menfaat sağlamaz.” dedi.

“Demokrasinin esas sahibi Türk halkı”

Bakan Bozdağ, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Yargıda Birlik Derneği iftarında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminde Türk halkının bütün farklılıkları bir kenara bırakarak, bir beden olduğunu ve darbeye ölümüne aleyhinde koyduğunu söyledi.

Demokrasinin, insan haklarının ve cumhuriyetin ana sahibinin aziz Türk halkı olduğunu açıklayan Bozdağ, bu nedenle 15 Temmuz’un Türkiye’de bir takım kadim tartışmaların sonunu getirdiğini, cumhuriyetin asıl sahibinin 80 milyonluk Türk milletinin olduğunu gösterdiğini dile getirdi.

Bozdağ, Türk yargısının 15 Temmuz’da en önemli kahramanlığı yapan grup arasında yer aldığını aktararak, “Türkiye’nin 81 ilinde başsavcılıklarımız darbeciler hakkında soruşturmaları başlattı, nezaret talepleri, yakalama ve tutuklama kararları aldı. Bu adalet açısından büyük bir övünç kaynağıdır. O gece dominant ve savcılarımız aslında büyük bir mertlik örneği ortaya koydu. O gün darbecilere en büyük darbe vuruldu. Darbeye en can herif kılıcı Türk yargısı vurmuştur. bu nedenle yargı görevi yapan bütün başat ve savcılarımıza yürekten teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

4131 etken ve savcı meslekten uzaklaştırıldı

“4 bin 131 baskın ve savcı meslekten uzaklaştırıldı. 4 bin civarında stajda olan egemen ve savcı adayı mesleğe kabul edildi. Bir yanlamasına darbe bir yana terör gibi zorlukların aralarında Türk yargısı bir büyük bir hukuk mücadelesi de vermektedir. Adaletin yerini bulması, hakkın sahibine teslim edilmesi namına çok büyük işler yapmaktadır. Bu gün yargımıza dönük hileli, acımasız ve vicdan sınırlarını aşan eleştiriler yapılmaktadır. 2016’da Türk yargısı 13 milyon 330 bin 51 dosyayla ilgili adli işlem yapmıştır. Bu kadar dosyanın içinde Türk yargısını kusur bulmak için kaç dosya var? Bir tane dosya çıkarıp onun üzerinden milyonlarca dosya hakkında karar veren ve adil kararlar veren başat ile savcıları suçlamak kimseye paye kazandırmaz. “

“Yargının verdiği kararlar E-5 karayolunda yürüyerek denetlenmez”

Bakan Bozdağ, mahkemelerin, hakimlerin görevlerinde bağımsız olduğunu, anayasaya, hukuka ve kanuna yan vicdani kanaatleriyle karar verdiklerini söyledi.

Karar verirken dosyanın taraflarının, siyasal görüşlerinin hakimleri, savcıları etkilemediğini ifade eden Bozdağ, “Onlar hukuka uyarlar, hukuka uygun kararlar verirler. Vicdanları da anayasa, kanun ve hukukla bağlıdır. Bu kararlardan bir kısmı bizim beğendiğimiz kararlar olabilir, bir kısmı da beğenmediğimiz kararlar olabilir. Beğendiğimiz kararlar olduğu zaman, bu kararı veren etken ve savcıları gururlandırmak, beğenmediğimiz kararlar olduğu zaman da bu kararları verenleri tahkir, tezyif ve korkutma etmek, hukuku içselleştirmiş, hukuk devletine inanmış birisinin yapacağı bir iş değildir. Fakat maalesef görüyoruz oysa Türkiye’de, beğendikleri kararlar üzerinden veya beğenmedikleri kararlar üzerinden, Türk yargısı hakkında haksız değerlendirmeler ve haksız kararlar alınmakta ve ortaya sürülmektedir.” biçiminde konuştu.

Yargının vereceği kararların denetiminin, yeniden hak içinde olduğunu gösteren Bozdağ, “Hiçbir hukuk devletinde yargının verdiği kararlar Ankara-İstanbul E-5 karayolunda yürüyerek denetlenmez, sokakta denetlenmez, sokaklarda insanların ihkak-ı hak yaptığı dönemler, ilkel dönemlerdir. Hukuk devleti buna izin vermez, vermesi de olası değildir. Fakat maalesef burada da Türk yargısını eskitmek için fazla zehirli bir dil kullanılmaktadır.” dedi.

“Benim vazifem hakim ve savcılarımızın hukukunu gözetmek”

En son Anayasa Mahkemesi’nin başkan ve üyeleri hakkında konuşulanlara baktığında yüzünün kızardığını dile getiren Bozdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’nin anamuhalefetinin lideri, küfür sayılacak ifadeler kullanarak hak görevi yapanlara hakaret ediyor, tehdit ediyor, tezyif ediyor. Hukuk devletine inanan birisi, hak görevi yapanları verdikleri kararlardan nedeniyle suçlayamaz, hakaret edemez, korkutma edemez. Çünkü bunlar bizim hukukumuzda suçtur, müeyyidesi vardır. Hak Bakanı olarak, yargı görevi yapan egemen ve savcılarımızın hukukunu gözetmek benim asli vazifemdir. Bir yana Adalet Bakanı sıfatımla öte taraftan HSYK Başkanı sıfatımla bunu yapmak benim hakkımdır. Eğer baskın ve savcılarımıza dönük hakaret ve tehditlere aleyhinde, hakimlerimiz, savcılarımız ayrı ayrı bu hakareti yapanlara yanıt vermiş olsa, Türkiye ayrı bir noktaya gider. Türkiye’de kimsenin siyasi politikalarının merkezine, Türk hakimlerini, Türk savcılarını seçmeye, hakimler ve savcılar üzerinden politika geliştirmeye hakkı yoktur. Politikanızı gidin partinizde, mecliste, teşkilatlarınızda, meydanlarda yapın fakat bu politikaya Türkiye’nin hakimlerini ve savcılarını sakın cihaz etmeyin.

Buradan bir kez daha söylüyorum; yargının siyasallaşmasından rahatsız olanlar, yargıyı siyasallaştırmak için her türlü yola başvurmaktan lütfen vazgeçsinler. Yargıyı, siyasal emellerine ulaşmak için makine olarak kullanmasınlar. Parti içi tartışmaları sona erdirmek, Türkiye’de cephe meydana getirmek maksadıyla Türk yargısını kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Adalet sokaklarda değil, yasal zeminlerde aranır. Onun yeri de bellidir.”

“Yargıyı bu kadar yıpratmak fayda sağlamaz”

Bakan Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı’ndan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılan bir yazı yüzünden anamuhalefet partisinin, yargıya emir ve talimat verildiğinden, yargıya müdahale edildiğinden bahsettiğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcılığının imzasıyla meydana çıkan bir yazıyı da buna delil olarak gösterdiğini hatırlatarak, “Fiilen üzülüyorum. Türkiye’de, siyasal hedeflerine işe yaramak için yargıyı bu dek eskitmek ne CHP’ye ne AK Parti’ye ne de MHP’ye avantaj sağlamaz.” dedi.

Merak ettiği bu yazıya baktığını anlatan Bozdağ, “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısının imzasıyla dışarı giden yazı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yazısı. Kabahat duyurusunda bulunuyor birileriyle ilgili. Vatandaşlarımız, savcılıklara şikayet dilekçesi verip suç duyurusunda bulunuyor mu? ‘Bunu cezalandırın’, ‘buna şunu yapın’ diye tatbik veriyor mu? Veriyor. Cumhurbaşkanlığı da kabahat duyurusunda bulunuyor. Falan hadiseyle ilgili konunun hukuk çerçevesinde soruşturulmasını istek ediyor. Bu bizim hukukumuzun ayrıca kurumlara, hem organlara ayrıca de vatandaşlara tanıdığı bir haktır.” diye konuştu.

Bozdağ, hukukun tanıdığı hakkın kullanılmasının, yargıya müdahale olmadığını ifade ederek, bu durumun çarpıtılarak yargıya müdahale olarak Türkiye kamuoyuna takdim edildiğini söyledi.

Önceki cumhurbaşkanları da yaptı

Sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde yok, daha önceki cumhurbaşkanları dönemlerinde de aynı dilekçelerle zaman zaman cumhuriyet savcılıklarına suç duyurularının yapıldığının kayıtlarla değişmez olduğunu anlatan Bozdağ, “Devlet içi yazışmalar nasıl olur, cumhuriyet savcılıklarına yazılan dilekçeler nasıl olur, Cumhurbaşkanlığından, başbakanlıktan, diğer yerlerden suç duyuruları hangi formatla yapılır bunu unutmuşlar. Sayın Kılıçdaroğlu’na buradan diyorum oysa bu tecrübeyi unutan arkadaşları bize gönderin, onlara staj verelim, yazışmaların nasıl olduğunu öğretelim.” diye konuştu.

İftara, Yargıda Birlik Derneği Başkanı Musa Heybet’in yanı sıra fazla sayıda yargı mensubu katıldı.

sizlere www.sinophaber.com.tr farkıyla sunulmuştur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.