sinop-haber Darbe sanığı yarbay: Bombalar atılırken küfür ediyorduk

0
414
sinop-haber Darbe sanığı yarbay: Bombalar atılırken küfür ediyorduk
sinop-haber Darbe sanığı yarbay: Bombalar atılırken küfür ediyorduk
Erzurum’daki darbe girişimi davasında yargılanan 109’uncu Topçu Alay Komutanlığı 2’nci Tabur Komutanı Yarbay Serkan Aslan, “Karargahta arkadaşlarla televizyon izlerken bombalamaları görünce küfür ettik. ‘Bunlarla aynı üniformayı giydiğim için lanet olsun’ dedim. FETÖ’nün aradığı insan profili olmadım” dedi. Evinde 1 dolar bulunan sanıklardan 1’nci Tabur Komutanı Yarbay Ramazan Kayacı ise, “Evimdeki aramada çıkan dolar ‘L’ serisiydi, ‘F’ serisi değildi. Evimde İncil bulunsa, ben Hıristiyan mı olacaktım? Her dolar bulunan terör örgütü üyesi mi?” ifadelerini kullandı.

Darbe girişimi ardından FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu iddiasıyla 109’uncu Topçu Alay Komutanı Albay Oğuz Çobanbeyli, 1’nci Tabur Komutanı Yarbay Ramazan Kayacı, 2’nci Tabur Komutanı Yarbay Serkan Aslan, Binbaşı Kadir Aluç, Üsteğmen Cemal Doğan tutuklandı. Gözaltına alınan Üsteğmen Onur Vahap Aslan ve Astsubay Soner Kurtkaya tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 7i eski askeri personel hakkında 7.5 yıldan ağırlaştırılmış ömür boyu hapse kadar ceza istenen şüpheliler hakkında Erzurum 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

İddianamede, Alay Komutanı Albay Oğuz Çobanbeyli’nin, 14 Temmuz 2016’da mesai saatinden sonra Erzincan’a giderek örgütün sözde Erzincan Sıkıyönetim Komutanı 3’üncü Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Yarbaşkanı eski Tuğgeneral Ekrem Çağlar ile görüştüğü yer aldı. İddianamede, darbe girişimi ardından Albay Çobanbeyli’nin, Kars’taki 14’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’na vekaleten görevlendirilmesinden birkaç gün sonra Binbaşı Kadir Aluç’u arayarak 109’uncu Topçu Alay Komutanlığı binasında bulunan odasındaki çekmecede bulunan “Sıkıyönetim direktifi” konulu belgeyi imha etmesi konusunda talimat verdiği anlatıldı. Ayrıca Aluç’un da bu belgeyi kağıt kırpma makinesinde imha ettiği aktarıldı.

İddianamede, sanık Ramazan Kayacı’nın ise komutasını yürüttüğü 1’inci Tabur Komutanlığı’nda her bölükten 15 asker ve 1’er araç hazırlanması ve cephanelikten mühimmat getirilmesi için astlarına emir verdiği yer aldı. Kayacı’nın oğlunun FETÖ ile irtibatlı Aziziye Koleji’nde kaydının bulunduğuna değinilen iddianamede evindeki aramada 1 doların ele geçirildiği ve darbe girişimi günü için de “Emir gelirse çıkarız” diye konuştuğu kaydedildi.

İddianamede, sanık Serkan Aslan’ın da komutasındaki 2’nci Tabur Komutanlığında mühimmat getirilmesi, araç hazırlanması, yapılan işlemlerin tatbikat olduğu konusunda askere bilgi verilmesi, her bölükten 30’ar kişilik takımlar oluşturulması için astlarına emir verdiği anlatıldı. Aslan’ın, FETÖ/PDY tarafından icra edildiğini bildiği kalkışma eylemleri devam ederken tabur komutanlığında yaptığı faaliyetlere bakıldığında örgüt üyesi pozisyonunda olduğu ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği kaydedildi.

İlk duruşma

Erzurum’daki 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ilk duruşmaya Oğuz Çobanbeyli, Serkan Aslan, Kadir Aluç Ağrı Kapalı Cezaevinden, Cemal Doğan Van Yüksek Güvenlikli Cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tutuklu Ramazan Kayacı ile tutuksuz Onur Vahap Aslan ve Soner Kurtkaya salonda hazır bulundu. Suçlamaları kabul etmeyen Serkan Aslan, sıkıyönetim direktifi konulu mesajını çok geç gördüğünü öne sürdü. Direktifin ilk paragrafını 3 kez okuduğunu ve çok saçma olduğu için anlam veremediğini iddia eden Serkan Aslan kendini şöyle savundu:

“Karargahta arkadaşlarla televizyon izlerken TRT spikerinin sıkıyönetim ilan edildiğine yönelik açıklamasını dinleyince kendi aramızda küfürlü konuşmaya başladık. 03.30’a kadar televizyon izledik. Bombalamaları görünce küfür ettik. Hatta ‘bunlarla aynı üniformayı giydiğim için lanet olsun’ dedim. Bizim askerleri yatırtığımız saat İstanbul ve Ankara’da olayların yaşandığı andı.  Darbe kalkışması yapacak olsam neden askerleri yatırayım. Elimde çok fazla mühimmat vardı, bunları kullanabilirdim ama yapmadım. Darbe girişimi başarılı olsaydı sonumuz ne olacaktı, yine burada birilerine hesap verecektik Hakim Bey. FETÖ’nün aradığı insan profili olmadım. Eşimle katalog evlilik yapmadım, mezheplerimiz farklı. Ben eğer örgüt üyesi olsaydım defalarca KPSS’ye giren eşim sınavı kazanıp öğretmen olurdu.”

Evinde bulunan 1 doların oğlunun hatıra olarak sakladığını savunan Ramazan Kayacı ise ‘ByLock’ kullanıcısı olmadığını, Bank Asya’ya para yatırmadığını söyledi. 2005’te Kosova’da 2015’de ise. Bosna’ya yurt dışı geçici görevle gitttiğini anlatan Ramaza Kayacı, şöyle konuştu:

“Bosna’ya gittiğimde ailemi de götürdüm ve 40 gün kadar birlikte kaldık. Yanıma aldığım dolar ve euroları gittiğimiz yerlerin para birimlerine çevirdim. Türkiye’ye dönmeden önce çocuklarımın isteği üzerine 1 dolar hatıra olarak verdim. Yanımızda 1 euro, 50 sent de vardı. Bunlar çocuklarıma sorulabilir. Evimde yapılan aramada çıkan dolar ‘L’ serisiydi, ‘F’ serisi değildi. Evimde İncil bulunsa, ben Hıristiyan mı olacaktım? Her dolar bulunan terör örgütü üyesi mi?”

sizlere www.sinophaber.com.tr farkıyla sunulmuştur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.